Camimizin Tarihçesi

İSMAİLAĞA CAMİİ MİMARİ YAPISI

Çarşamba, Manyasızade Caddesinde bulunan İsmail Ağa Camii, H.1136/M.1723 tarihinde Rumeli Kadılarından Alaiyeli İbrahim Efendi’nin oğlu Şeyh’ül-islam İsmail Efendi tarafından kendi adına ve kendi evi yerine fevkani olarak yaptırılmıştır.

Camii, kagir ve kubbelidir. Ana kubbenin iki yanında üçer küçük kubbe daha vardır. En, boy ve yükseklik bakımından Beyti Şerif’in ölçüleri alınarak, ona göre yapılmıştır. Fevkani olduğundan merdivenle çıkılmaktadır. 1948 yılında İstanbul’da meydana gelen büyük depremlerden birinde harap olmuş ve minaresi de yıkılmıştır.

HARAP ve METRÛK OLDUĞU DÖNEMLER

1922 senesine kadar faaliyette olan camii ve medreseden nice âlimler ve salihler yetişmiştir. Osmanlı’nın yıkılışı tekke ve medreselerin kapatılmasıyla İsmailağa Camii ve medresesi metrûk ve bakımsız bir halde kalmış hatta ahır olarak kullanıldığı rivayet edilmiştir. Yıl 1952 İslami değerlerimizin sekteye uğradığı bu dönemde İstanbul’un Fatih Çarşamba semtinde bulunan İsmailağa camide harap ve metrûk haldeydi.

MANEVİ İŞARET İLE CÂMİNİN TAMİR EDİLİŞİ

Efendi hazretlerinin şeyhi Hacı Ali Haydar Efendi (Kuddise Sirruhû) hazretlerinin büyük oğlu Şerif Ağabey bir rüya görür. Gördüğü rüyada Camii Şerifin bânisi İsmail Efendi’nin kabrinin bulunduğu kabristanlıktan bir kol uzanır ve İsmailağa camini göstererek

“Ne Durursuz! Bu Câmiyi Niçin Tamir Etmezsüz?” der.

Rüya Ali Haydar Efendi hazretlerine anlatılınca kendisi caminin tamir edilmesini emir buyurdu. Cennet mekân Abdulhamid Hân tarafından kendisine hediye edilen altınları da caminin tamiri için infak etti. Askerliğini yeni bitirmiş olan Mahmut Efendi hazretleri, Ali Haydar Efendinin emriyle Câmii Şerifte imamlığa başladı.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın